Buraya Tıklayıp PDF Olarak indirebilirsiniz
TJOD  İstanbul Şubesi
Sayın meslektaşlarım; Bu    dönemin    son    toplantısını    bildiğiniz    gibi    18    Haziran ’da    yapıyoruz.    Bu toplantı    teknik    nedenler    ile    ülkemizin    en    eski    kurumlarından    biri    olan İstanbul    Üniversitesi,    İstanbul    Tıp    Fakültesi    Kemal    Atay    Amfisinde yapılacaktır.     Pek    çoğumuzun    mezun    olduğu    bu    üniversitedeki    nostaljik amfide    sizlerle    birlikte    olmak    ve    anılarımızı    tazelemek    istiyoruz.    Mayıs ayında   yapılan   ve   katkılarınızla   oldukça   başarılı   geçen   gebelikle   ilgili   toplantı sonrasında bu son toplantıya da katılım ve katkılarınızı bekliyoruz. Haziran   ayı   toplantısı   Reprodüktif   Endokrinoloji   ve   İnfertilite   konularını içermektedir.     İlgili     konular     panelistler     tarafından     tartışılacak     ve     konu uzmanları pratik uygulamaları eşliğinde, güncel verileri irdeleyeceklerdir. Toplantılarımıza     katılan     uzmanlık     öğrencileri     arasından,          kura     ile belirlediğimiz   iki   asistanımızı   TJOD   kongresine   gönderdik.    Aynı   uygulamayı   2017-2018   döneminde   de yapacağız.  Az sayıda da olsa, sınırlı bütçemizle asistanlarımıza bilimsel destekte bulunmayı önemsiyoruz. Gelecek   dönem   toplantılarını   Harbiye   Askeri   Müze   dışında   bir   ortamda   yapmayı   planlıyoruz.      Bu   amaçla çeşitli   oteller   ile   görüşmelerimiz   devam   etmektedir.      Bu   olası   değişikliğin   temel   nedeni   askeri   müzenin gelecek aylarda yenilenme çalışmasına alınacağı bilgisidir. Sayın    meslektaşlarım    bu    bültende    de    günlük    pratiğinizde,    sizlere    yardımcı    olacağını    düşündüğümüz çalışmaların    özetlerini    sunuyoruz.    Özveri    ile    çevirileri    yapan    arkadaşımız    Dr.    Barış   Ata ’ya    teşekkür ediyoruz.         Çalışmalardan   ilki   (Oil   based   or   water   based   contrast   for   hysterosalpingography   in   infertile women   -   İnfertil   Kadınlarda   Histerosalpingografi   için   yağ   bazlı   veya   su   bazlı   kontrast.   The   New England   Journal   of   Medicine   2017:376:21);   İnfertilite   nedeni   ile   Histerosalpingo   Grafi   yapılan   hastalarda kullanılan,   kontras   madde   türünün   gebelik   ve   canlı   doğum   üzerine   etkisini   irdeleyen   bir   çalışmadır.   Bu çalışmada   araştırmacılar   yağlı   kontras   madde   ile   çekilen   grafiler   sonrasında      gebelik   ve   canlı   doğum oranlarının, su bazlı kontras maddelere göre anlamlı olarak daha yüksek olduğunu saptamışlardır. İkinci   çalışmada   (What   is   the   new   in   hysterectomy   Histerektomi’de   yeni   ne   var?   Geçen   yılın   en   iyi makaleleri.      Obstetrics   and   Gynecology,   2017:129(6):1131   –   1132);      2016   yılında   yayınlanan   ve   selim nedenler   ile   yapılan   histerektomi   yöntemlerinin   etkinliği      irdeleyen   4   çalışma   sonucu      yorumlanmıştır.         Bu çalışmalarda   selim   nedenler   için   planlanan   histerektomilerde   en   ucuz,   en   kısa   ve   en   az   morbit   yöntemin vajinal   histerektomi   olduğu   saptanmıştır.   Özellikle      robatik   histerektominin   selim      nedenler   için   uygun olmadığı bildirilmiştir. Üçüncü   çalışmada   (Effects   of   exercise   on   mild   to   moderate   depressive   symptoms   in   the   post-partum period    -    Egzersizin    postpartum    dönemde    hafif-orta    depresif    semptomlara    etkisi:     Meta-analiz. Obstetrics   and   Gynecology,   2017:   129   (6)   1087   –   1097);      Eksersizin   Postpartum   Depresyon   üzerindeki etkisi irdelenmiş ve eksersizin post partum depresyonu azalttığı saptanmıştır. En derin saygılarımızla Prof. Dr. Fuat Demirkıran Tjod İstanbul Y.K. adına                                                                                 
TJODist     Bülteni
Haziran 2017
TJODist     Bülteni
TJOD  İstanbul Şubesi
Arkaplan: İnfertil kadınlarda histerosalpingografi sonrası gebelik oranlarının arttığı bildirilmiştir, ancak kullanılan kontrast    maddenin (yağ bazlı veya su bazlı) terapötik etkiyi değiştirip değiştirediği belirsizdir. Metod: Bu çalışma Hollanda’da 27 hastanenin katıldığı çok merkezli randomize çalışmadır. Histerosalpingografi çekilecek infertil kadınlar su bazlı ve yağ bazlı kontrast madde kullanılanlar olmak üzere iki gruba ayrılmıştır.  Sonrasında çiftlere tedavisiz izlem veya intrauterine inseminasyon yapılmıştır.  Primer sonuç ölçütü randomizasyondan sonraki 6 ay içerisinde devam eden gebeliktir. Sonuçlar Intention to treat prensibine göre değerlendirilmiştir. Sonuçlar: Toplam 1119  olmak üzere, yağ bazlı  kontras kullanılan 557  olgu ile  ve su bazlı kontras kullanılan 562  olgunun sonuçları karşılaştırılmıştır . Yağ bazlı kontrast grubunda 554 kadının 220’sinde(%39.7) ve su bazlı kontrast grubunda 554 kadının 161’inde (%29.1) gebelik elde edildi (rate ratio: 1.37, %95 güven aralığı 1.16 – 1.61; p<0.001). Yağ bazlı kontrast grubunda 552 kadının 214’ünün (%38.8) ve su bazlı kontrast grubunda 552 kadının 155’inin (%28.1) canlı doğum yaptığı saptandı(rate ratio: 1.38, %95 CI: 1.17 – 1.64; p<0.001). İstenmeyen etki oranları her iki grupta da düşük ve benzerdi. Yorum: Yağ bazlı kontrast ile histerosalpingografi çekilen kadınlarda su bazlı kontrast ile çekilen kadınlara kıyasla  daha yüksek oranda gebelik ve canlı doğum elde edilmektedir. Çeviri: Dr. Barış Ata
İnfertil Kadınlarda Histerosalpingografi için Yağ Bazlı veya Su Bazlı Kontrast. Oil based or water based contrast for hysterosalpingography in infertile women. The New England Journal of Medicine 2017:376:21 Kim Dreyer, M.D., Ph.D., Joukje van Rijswijk, M.D., Velja Mijatovic, M.D., Ph.D., Mariëtte Goddijn, M.D., Ph.D., Harold R. Verhoeve, M.D., Ph.D., Ilse A.J. van Rooij, M.D., Ph.D., Annemieke Hoek, M.D., Ph.D., Petra Bourdrez, M.D., Annemiek W. Nap, M.D., Ph.D., Henrike G.M. Rijnsaardt‐Lukassen, M.D., Ph.D., Catharina C.M. Timmerman, M.D., Mesrure Kaplan, M.D., Angelo B. Hooker, M.D., Anna P. Gijsen, M.D., Ph.D., Ron van Golde, M.D., Ph.D., Cathelijne F. van Heteren, M.D., Ph.D., Alexander V. Sluijmer, M.D., Ph.D., Jan‐Peter de Bruin, M.D., Ph.D., Jesper M.J. Smeenk, M.D., Ph.D., Jacoba A.M. de Boer, M.D., Ph.D., Eduard Scheenjes, M.D., Ph.D., Annette E.J. Duijn, M.D., Alexander Mozes, M.D., Marie J. Pelinck, M.D., Ph.D., Maaike A.F. Traas, M.D., Machiel H.A. van Hooff, M.D., Ph.D., Gijsbertus A. van Unnik, M.D., Cornelia H. de Koning, M.D., Ph.D., Nan van Geloven, Ph.D., Jos W.R. Twisk, Ph.D., Peter G.A. Hompes, M.D., Ph.D., and Ben W.J. Mol, M.D., Ph.D Kaynak:  https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/28520519
TJODist     Bülteni
TJOD  İstanbul Şubesi
Histerektomide Yeni Ne Var?  Geçen yılın en iyi makaleleri. James L. Whiteside Obstetrics and Gynecology, 2017:129(6):1131 – 1132 Kaynak:  http://journals.lww.com/greenjournal/Abstract/2017/06000/What_Is_New_in_Hysterectomy___Best_Articles_Fro m.25.aspx  
Aşağıda sıralanan makalelerden çıkan sonuçlar özetlenmiştir: Total laparoskopik histerektomi vs Vaginal histerektomi: Sistematik derleme ve meta-analiz. Yakın   zamanda   yapılan   bir   Cochrane   derlemesinde   selim   endikasyonlar   için   yapılan   histerektomilere   bakıldığında,   Vajinal histerektomi   ile   laparoskopik   histerektomi      sonuçlarının   bir   birine   benzer   olduğu   saptanmış   ve   selim   patolojilerde   en   iyi seçeneğin    vaginal    histerektomi    olduğu    sonucuna    varılmıştır.    Her    iki    grupta    majör    komplikasyon    oranlari    benzerdi. Laparoskopi daha uzun sürer ve daha pahalıdır. Sonuç:      En   düşük   maliyetle   benzer   perioperatif   sonuçları   olduğu   için   koşullar   uygun   olduğunda   vajinal   histerektomi   ilk tercih olmalıdır. Selim endikasyonlarla yapılan histerektomilede perioperatif komplikasyonların yöntemler arası karşılaştırması. Bu   retrospektif   çalışmada   ;robotik   cerrahiden   önce   ve   robotik   cerrahi   kullanılmaya   başlandıktan   sonraki   700   hastayı içeren   iki   kohort   karşılaştırılmış   ve   şu   sonuçlar   bulunmuştur.   İntraoperatif   ve   postoperatif   komplikasyonlar   histerektomi yöntemine   göre   değişmektedir.   Intra   ve   postoperatif   komplikasyonlar   vaginal   ,   robotik   ve   laparoskopik   histerektomide sırası   ile   %2.8-   %5.1,   %3-      %3      ve   %4.6   -   %3.6   olarak      bulunmuştur.   Başka   bir   açıdan   bakıldığında   yöntemler   arasında anlamlı fark yoktur.  Abdominal histerektomi  de ise bu oranlar anlamlı olarak yüksektir(%10.8 ve %13.9). Sonuç:   Vaginal   histerektomi   diğer   minimal   invaziv   yöntemlere   (robot   dahil)   göre   daha   iyi   veya   benzer   perioperative sonuçlara sahiptir.
TJODist     Bülteni
TJOD  İstanbul Şubesi
Selim endikasyonlar ile yapılacak histerektomi için optimal yöntemin seçilmesi: Klinik Karar  Algoritması Daha   önce   yayınlanan   histerektomi   yöntemi   algoritmasının   robotu   içerecek   şekilde   güncellenerek   tek   bir   merkezdeki robot   öncesi   ve   sonrası   gruplar   incelenmiştir.   Robot   öncesi   histerektomilerin   yaklaşık   %70’i   vaginal   yapılırken,   benzer uterus   boyutu,   parite   ve   önceki   laparotomi   öyküsü      olmasına   rağmen   robot   sonrası   vaginal   histerektomi   oranı   %56’ya düşmüştür.   Robotik   histerektomilerin   vajinal   histerektomiye   göre   daha   uzun   sürdüğü   ve   gerek   cerrahi   alan   ve   gerekse üriner     komplisayon     oranlarının     robotik     histerektomilerde     daha     yüksek     oranlarda     olduğu     saptanmıştır.     Diğer komplikasyonlar   benzer   olmasına   rağmen   robot   daha   pahalı   bir   histerektomi   tekniğidir.   Robot   satın   alındıktan   sonra   bu kurumlarda algoritmada;  daha invaziv yöntemler lehine sapma oranı %15.1’den %25.8’e yükselmiştir. Sonuç:    Dİğer    çalışmalarında    gösterdiği    gibi    robot    selim    histerektomiye    en    uygun    yaklaşımın    seçimini    olumsuz etkilemektedir. Bu durumun hem sağlık bakımı maliyetleri hem de asistan eğitimi üzerine olumsuz etkileri vardır. Selim histerektomi ve perioperatif komplikasyonlar ile ilişkili Hasta, Cerrah ve Hastane eşitsizlikleri Maryland’de   2010   –   2014   arasında      jinekologlar   tarafından   yapılan   tüm   histerektomiler   değerlendirildiğinde   ameliyatların %61.5’inin   abdominal   yolla   olduğu   ve   vakaların   büyük   çoğunluğunun   düşük   veya   çok   düşük   volümlü   (2   yılda   10   veya daha    az    vaka    yapan)    cerrahlar    tarafından    yapıldığı    bulunmuştur.    İleri    yaşlarda,    Afrika    kökenlilerde    veya    Hispanik olanlarda,    küçük        ve    orta    boyutlu    hastanelerde    (<100    yatak)    hastanelerde        endoskopik    histerektominin    daha    az kullanıldığı saptanmıştır. Sonuç:   Daha   iyi   standartlarda         histerektomi      çoğu   zaman   hastalığın   özellikleri   ile   ilişkili   değildir.   Hastane   ve   cerrahın hasta   yoğunluğu      sadece   histerektomi   yönteminin   değil   aynı   zamanda   perioperartif   komplikasyonların   da   belirleyicisidir. Jinekolojik cerrahinin geleceği için bu gözlemlerin eğitim ve uygulamayı nasıl etkilediğini düşünmek gereklidir. Çeviri: Dr. Barış Ata
TJODist     Bülteni
TJOD  İstanbul Şubesi
Amaç: Egzersizin postpartum dönemde depresyon prevalansı ve depresif semptomlar üzerine etkisini incelemek. Veri Kaynakları: MEDLINE; EMBASE, CINAHL, Sport Discus, Ovid’in tüm Kanıta Dayalı Tıp derlemeleri ve clinicaltrials.gov veritabanları planlı şekilde tarandı. Tarama periyodu veritabanlarının kuruluşundan 16 Haziran 2016’ya kadardı. Tarama stratejisi “exercise”, “postpartum, “depression” ve “randomized controlled trial” ve daha başka anahtar kelime ve MeSH içeriyordu. Çalışma Seçim Yöntemi: Post-partum dönemde depresif semptomlar ve epizodları (yazarlar tarafından tanımladığı şekliyle), post-partum egzersiz (planlı, yapılandırılmış, tekrarlayan fiziksel aktivite) ve standart bakımı karşılaştıran randomize kontrollü çalışmalar alındı. Çalışmalar önleyici (genel postpartum popülasyondan kadınlar) ve tedavi edici (depresyon tanısı alan kadınlar) olarak ayrıldı. Etki boyutları ve %95 güven aralıkları Hedges’ g metodu ile ve postgirişim depresyon sonuçlarının standardize ortalama farklar random etki modeli kullanılarak hesaplandı. Bulgular: 16 çalışmada (1327 kadın) toplu standardize ortalama fark – 0.34 (%95 güven aralığı -0.50 ve -0.19, I2=%37) olarak hesaplanmış ve egzersizin tüm postpartum kadınlarda depresif semptomlar üzerine küçük ama anlamlı bir etkisinin olduğu görülmüştür. On tedavi çalışması değerlendirildiğinde, egzersizin depresif semptomlar üzerine orta derecede etkisi olduğu gözlenmiştir (standardize ortalama fark: -0.48, %95 güven aralığı: -0.73 ila -0.22, I2 = %42). Altı önleyici çalışma değerlendirildiğinde küçük bir etki saptanmıştır (standardize ortalama fark -0.22, %95 güven aralığı -0.36 ila – 0.08, I2 = %2). Girişim (egzersiz) öncesi depresif olan kadınlarda, egzersiz girişim sonrası depresyonun iyileşme olasılığını artırmıştır (odds oranı: 0.46, Mantel-Haenszel metodu, %95 güven aralığı 0.25 – 0.84, I2 = %0). Bu meta- analize katılan çalışmalar küçüktür ve bazı metodolojik sorunları vardır. Sonuç: Hafif – orta yoğunlukta aerobik egzersiz, hafif – orta şiddetteki depresif semptomları azaltmakta ve hafif – orta depresyonun iyileşme olasılığın artırmaktadır. Çeviri: Dr. Barış Ata
Egzersizin postpartum dönemde hafif-orta depresif semptomlara etkisi: Meta- analiz. Effects of exercise on mild to moderate depressive symptoms in the post- partum period. McCurdy AP, Boule NG, Sivak A, Davenport MH Obstetrics and Gynecology, 2017: 129 (6) 1087 – 1097 Kaynak:  http://journals.lww.com/greenjournal/Abstract/2017/06000/Effects_of_Exercise_on_Mild_to_Moderate_Depressiv e.19.aspx
TJODist     Bülteni
TJOD  İstanbul Şubesi
TJODist     Bülteni