Üyelerimize Duyurulur

Sayın TJOD İstanbul Şubesi Üyeleri,

 

Bildiğiniz üzere İstanbul Delegelerinin son derece tartışmalı ve gayri hukuki bir şekilde toplantı salonuna alınmadığı TJOD Genel Kurulunda İstanbul Şubesinin ikiye bölünmesi kararı alınmıştır.  Bu hiçbir dayanağı olmayan, gereksiz ve mantık çerçevesine oturmakta zorlandığımız bir karardır.  İstanbul’un iki şubeye ihtiyacı olmadığı gibi bu karar gereksiz yere kutuplaşma, enerji ve kaynakların boş yere harcanmasını beraberinde getirecektir.  Bu karar tarafımızdan aşağıdaki mektuptaki gerekçeler nedeniyle red edilmiştir.  

 

Son iki bilimsel toplantımızın ilan edildiği tarihlerin tam üzerine denk gelecek şekilde toplantılar düzenlenmiştir. Aynısı 19 Nisanda ilan edilen toplantımız için de yapılmıştır.  Bunu iyi niyetle bağdaştırma olasılığı yoktur.  Daha da ötesi üyelerimiz üzerinde TJOD İstanbul Şubesinden istifa etmeleri ve Anadolu Şubesine katılmaları için baskı kurulduğu duyumları alınmıştır.  Yeri geldiğinde tehdid derecesine varan bu baskılar karşısında üyelerimiz ne yapacaklarını şaşırmış durumda bizi aramaktadırlar.  Bu nedenle bu bilgilendirme mektubunun yazılması zaruri hale gelmiştir.  

 

Hiçbir üyemizin mevcut üyeliğini bırakıp diğer şubeye üye olma zorunluluğu yoktur. Açılma şekli ve gerekçeleri şaibeli olan bu şube ve kuruluş şekli hakkında hukuki süreç devam etmektedir.  TJOD Merkezin bizden talep ettiklerine istinaden yazılmış aşağıdaki mektubumuza herhangi bir yanıt gelmemiştir.  Üyelerimizi hukuki süreç tamamlanana kadar itidale davet ediyoruz. 

 

Saygılarımizla,

 

TJOD İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu

Adına

Dr. Bülent Urman

YK Başkanı

 

 

5.12.2014

 

TÜRK JİNEKOLOJİ VE OBSTETRİK DERNEĞİ BAŞKANLIĞINA,

 

 

İlgi                             :           25.11.2014 tarih ve 273 sayılı yazınız.

 

 

Sayın Prof. Dr. Cansun Demir,

 

25.11.2014 tarih ve  273 sayılı yazınız ile; 02 Kasım 2014 tarihli TJOD Genel Kurulu’nda Tüzük değişikliğine gidildiğini ve tüzüğün 5.maddesinin F bendinin “üye sayısı 1000’in üzerinde olan illerde birden fazla şube kurulabilir. İstanbul ili, ‘İstanbul, Avrupa’ ve ‘İstanbul Anadolu’ olmak üzere iki ayrı şubeyle temsil edilir.” şeklinde değiştirildiğini (şubemiz delegelerinin genel kurul salonuna alınmaması, ayrıca derneğimizin web sayfasındaki Tüzükte de henüz herhangi bir değişiklik yapılmamış olması nedeniyle) şimdi öğrendik.

 

Yapılan değişikliğin tebliğ edildiği ilgi yazıda şu ifadelere de yer verilmiştir: ‘Üye kayıtlarınızın güncellenmesi, sadece İstanbul Avrupa yakası sınırları içinde çalışmakta olan üyelerin Şube üyesi olarak belirlenmesi; İstanbul Anadolu yakası sınırları içinde çalışmakta olan üyelerinizin yeni kurulan ‘TJOD İstanbul Anadolu Şubesi’ ne bildirilmesi gerekmektedir. Bu prensiplerin ışığı altında güncellenen yeni üye listenizin en kısa sure içinde Genel Merkezimize gönderilmesi gerekmektedir.’

 

İlgi yazı, Tüzük değişikliğinin tebliği üzerine İstanbul Şubesi yönetim kurulumuz toplanmış ve aşağıdaki hususları tartışmanın gerekli ve hatta zorunlu olduğuna karar vermiştir:

 

Tespitler & Hukuki ve İdari Hususlar               : 

 

1.     Bildiğiniz üzere, Tüzüğün 5.maddesinin F bendi gereğince şube kuruluşu için en başta, gerekçesi açıklanmış bir yönetim kurulu kararı alınmalı; alınan karar genel kurulda onaylanmalı ve onay ile birlikte şube kuruluşu için o “ildeki” 5 kadın Hastalıkları Ve Doğum Uzmanı yetkilendirilmelidir. Hemen baştan belirtelim ki, Tüzüğün 5. maddesinin “Şubeler” başlıklı “F” bendinin 3.paragrafında yer alan “Şube kuruluşları için bir ilde en az 20 Kadın Hastalıkları Ve Doğum uzmanının olması gerekir.” hükmünden de anlaşılacağı üzere, illerde ancak bir şube kurulabilir . Tüm hukuki sürecin usule uygun yürütülüp yürütülmediğinin, henüz 2 ay evvel genel kurulunu yaparak yönetici ve delegelerini seçmiş Şubemizin, mevcut hukuki ve idari yapısının değiştirilmesi girişiminin tüzüğe uygun olup olmadığının denetlenmesi, en azından meselenin tarafımızdan da anlaşılabilmesi için öncelikle,

 

-       02.11.2014 tarihli Genel Kurul tutanak, karar ve sair belgelerinin şubemiz ile paylaşılmasını;

-       Tüzük gereği, 02.11.2014 tarihli Genel Kurul öncesinde, “yeni bir şube kuruluşuna dair yönetim kurulu kararı olması gerekmesine göre” İstanbul Şubesi’nin ikiye ayrılmasına dair bahsi geçen yönetim kurulu kararının, hukuki ve idari gerekçesiyle birlikte şubemizle paylaşılmasını;

-       02.11.2014 tarihli Genel Kurul’da alınan karar gereği, şube kuruluşunun tamamlandığı 24.11.2014 tarihi arasında yapılan, şube kuruluş işlemlerine ilişkin tüm belge ve kayıtlar ile şube kuruluşu hakkındaki yönetim kurulu kararlarının bir suretinin şubemiz ile paylaşılmasını, talep ederiz.          

 

2.     Tüm bu belge ve kayıtların incelenmesi üzerine, daha sağlıklı, faydalı ve hukuki tartışma yapmak mümkün olmakla birlikte, bu aşama itibariyle, genel kurulda alınan ve İstanbul’u bölmeyi hedefleyen kararın, İstanbul (şubemiz) delegelerinin yokluğunda ve bilgisi dışında alındığının; tarafımıza gönderilen genel kurul gündeminde böyle bir hususun bulunmadığının, hukuka aykırı olarak genel kurul salonuna alınmamamız sayesinde yokluğumuzda verilen kararın ise kesinlikle adil ve vicdani olmadığının bir kez daha bilinmesini isteriz.  Yazınızda belirttiğiniz üzere, İstanbul’un bölünmesi bir önerge ile genel kurul gündemine alınmış, hiçbir gerekçe ve tartışma olmaksızın da kabul edilmiştir.

 

3.     Tekrar ifade etmek gerekirse, İstanbul Şubesi’nin ikiye bölünmesi, ne şubemiz veya merkez kurullarında tartışılmış, ne de böyle bir şubenin gerekliği dile getirilmiştir. Gerçekten de böyle bir ihtiyaç olmadığı tarafınızdan bilinmesine rağmen şubemiz delegeleri ve İstanbul’da çalışan binlerce meslektaşlarımızın görüşü alınmadan, onlar hakkında bir karar alınması iyi niyetle bağdaşmaz. İstanbul şubesi üyeleri ve delegelerinin, ihtiyaç belirtmediği veya görüş beyan etmediği bir hususta, üstelik onların yokluğunda ve onlar hakkında karar verilmesinin hukuki bir izahı yoktur.

 

4.     Şubemiz nezdinde yaratılmaya çalışılan fiili durum, aşağıdaki ciddi sorunları da beraberinde getirecektir:

 

a.    İstanbul Şubesi, 7 Eylül 2014 tarihinde genel kurul yapmış ve tüm İstanbul’u temsil eden, üstelik halen de görevinin başında olan bir “yönetim kurulu” oluşturmuştur. Bu yönetim kurulu üyeleri ne olacaktır?

 

b.    Tüzük ve mevzuata uygun olarak seçilmiş “meşru” yönetim dururken “atamayla” yeni bir yapı oluşturulması kesinlikle kabul edilemez.

 

c.     Şubemizin seçilmiş yönetim kurulu üyelerinin çalışma adresleri karışıktır; bir kısım üyeler Anadolu’da, bir kısmı ise Avrupa’da çalışmakta; hatta bu adresler kısa sureli çalışmalar nedeniyle sık sık da değişebilmektedir. İstanbul’un hızlı ve değişken çalışma şartları itibariyle, iki yakanın farklı şubeler olarak örgütlenmeye çalışılması, şubeleri çalışamaz hale getirecektir.  

 

d.    Öte yandan, ilgi yazı ile bizden, “Anadolu yakasında çalışan üyelerin, mevcut (İstanbul) şube üyeliğinden çıkarılarak Anadolu şubesine aktarılması “istenmektedir ki, üyenin kabulü ve bilgisi olmadan böyle bir değişikliğin yapılması; üyenin statüsünün bilgisi dışında değiştirilmesi dernekler mevzuatına açıkça aykırı olup değil biz, hiç kimsenin böyle bir yetkisinin olmadığı da malumunuzdur. Üyeler sadece “kendi iradeleri ile başvuruda bulunmak suretiyle” kayıt ve nakil işlemlerini yaptırabilir ki bunun aksi bir işlem ise cezai sorumluluğu doğurur.

 

Sorular                                                                      : 

 

Bu kadar ciddi sorunun olduğu yerde şu sorular da cevaplanmaya muhtaçtır:

 

1.     Mevcut İstanbul Şubesi’nin merkezi Anadolu yakasında olmasına ve eğer yeni şube kurulacaksa, mevcut şubenin Anadolu’da olması nedeniyle, yeni şubenin Avrupa yakasında olması gerekmesine rağmen; neden yeni şube Avrupa’da değil de Anadolu’da kurulmuştur? "TJOD İstanbul Anadolu" şubesini kuracak üyeler hangi kıstasla belirlenmiştir ve yetkilendirme kararının gerekçeleri nedir? Neden bu kişiler seçilmiş ve niçin şubemize hiçbir şekilde danışılmamıştır?

 

2.     07 Eylül 2014 tarihli Şube Genel Kurulu’nda, her iki yakadaki üyelerin oylarıyla seçilmiş yönetim kurulumuzun artık Avrupa şubesi yöneticisi olacaksa, Anadolu yakasındaki üyelerden aldığı oylar (temsil görevi) ne olacaktır? Yok mu sayılacaktır?

 

3.     Seçilmiş yönetim ve denetim kurulu üyelerinin üyelikleri yok mu sayılacaktır? Anadolu yakasında çalışan üyelerin üyelikleri mi düşürülecek, yoksa Avrupa Şubesine mi aktarılacaktır? Eğer üyelikleri kendiliğinden düşmez veya aktarılamazsa, hukuki durumları ne olacaktır?

 

4.     Her iki yakada birden çalışan üyelerimizin hukuki durumu ne olacaktır, bunlar hangi şubeye üye olacaklardır?

 

5.     Şubemizin yıllardır kullandığı daire, yeni kurulan Anadolu şubesine tahsis edilmekte ve Avrupa Şubesi "yeni daire alınana kadar", Anadolu şubesinin yanına sığıntı olarak iliştirilmektedir. TJOD merkez yönetiminin buna gerekçe gösterdiği “coğrafi nedenden” kastı nedir?

 

Görüldüğü üzere, alınan kararın usul ve esas yönünden ciddi sakatlıkları bulunmaktadır. Kararın alındığı 02.11.2014 tarihli genel kurulun, usul yönünden iptali yönünde dava açıldığı; bu dava sonunda, İstanbul Şubesi’nin ikiye bölünmesi ile ilgili karar da dahil alınan “yok” sayılacağı, kaldı ki, İstanbul’un bölünmesine dair kararın açıkça tüzüğe ve usule aykırı olduğu  düşünüldüğünde, kararın uygulanması halinde ağır cezai ve hukuki sorumluluğun doğabileceği şimdiden görülmektedir.

 

Derneğin kuruluşundan bu yana, meslektaşları arasındaki sosyal ve mesleki bağı kuvvetlendirerek, demokratik, adil ve hukuka uygun yönetim anlayışı sayesinde Tüzükte belirli amacı gerçekleştirmek uğruna çaba sarf eden bizlerin ve sizlerin yöneleceği tek kurum “hukuk” tur. Üyelerinin haklarının temsilcisi ve bekçisi konumundaki yöneticiler, “Hukuk’u ihlal etme ihtimali olan her durumdan kaçınmalı, önündeki mesele sadece “hukuka” uygunsa gereğini yapmalıdır.

 

İşte bu gereklilik ve yukarıdan beri sayılan hususlar ışığında; istenilen bilgi ve belgelerin tarafımıza ulaştırılmasını rica eder; istenilen bilgi ve belgelerin elimize ulaşmasıyla birlikte Tüzüğe ve hukuka uygun her türlü işin yapılacağından emin olmanızı; meselenin bu çerçevede tartışılarak hak zayiine sebep olmayacak bir uygulamada karar kılınmasının en temel arzumuz olduğunu bir kez daha bilmenizi isteriz. 

 

Saygılarımızla bilgilerinize sunulur,

 

 

TJOD İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu adına;

Başkan

 

Prof. BülentUrman